PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Namazda Kaşınmak Veya Namaz Dışında Hareket Yapmak



SüKuT-u LeyL
06-11-2009, 17:24
Namazda Kaşınmak Veya Namaz Dışında Hareket Yapmak hakkında.

Bazen Namaz Kılarken Kaşıntı Tutar,Acaba Bu Davranışlar Namazı Bozar Mı?

Amel sözlükte; iş, eylem, hareket demektir. Kesîr ise çok anlamına gelir. Sıfat tamlaması olarak "çok hareket" demektir. Fıkıhta namazı bozan işlerle ilgili olarak kullanılan bir terimdir. Bir kimse namazda iken, dışarıdan gören kimsenin onun namazda olmadığında şüphe etmeyeceği derecede ilâve hareketler yapıyorsa buna "amel-i kesir" denir. Eğer dışarıdan bakan kişi, namaz kılanın namazda olup olmadığında şüphe ederse, buna "amel-i kalîl (az hareket)" denir.

Namazda yapılan çok hareket (amel-i kesir) namazı bozar. Meselâ namaz kılan kimsenin, namaz içinde ceketini çıkarması, çorap giymesi, birisiyle konuşması gibi. Paltonun eteklerini toplama, takke veya sarığı düzeltme gibi hareketler ise az hareket (amel-i kalîl) sayılır ve namazı bozmaz. Ayrıca maliki mezhebinde amel-i kesîr'in namaz cinsinden de olmaması gerekir. Hareketin kasten veya unutarak olması sonucu değiştirmez.

Namaz kılan, namaz cinsinden ilâve bir hareket yaptığı zaman, -rükû' yahut secdeleri fazla yapmak gibi-, eğer bunu kasten yapmışsa, hareketin azı da çoğu da namazı bozar. Eğer bunu unutarak yapmışsa, namazı bozmaz. Nitekim sözlü olan fazlalıklar, fâtiha'yı iki defa okumak gibi, kasten olsa bile, mutlak olarak namazı bozmaz. Ancak yanlışlıkla olmuşsa "sehiv secdesi" yapılır.

Namazda göğsün kıbleden başka tarafa çevirilişi namazı bozar. Ancak bunu yapmaya zorlanılmış olur veya zorunlu sebeplerle yapılmış bulunulursa, bu şekilde namazın rükünlerinden bir rükûn edâ edilinceye kadar kalınmadıkça namaz bozulmaz. Eğer insan bu hareketi isteyerek ve özürsüz olarak yapmışsa namaz bozulur. Aksi hâlde, göğsü çevirme az olsun çok olsun namaza zarar vermez (el-Cezîrî, Kitabü'l-Fıkh ale'l-Mezâhibi'l-Erbaa, I, 305-306).

Namaz içinde çok sayılan iş ve hareket, namazı bozar. Az sayılan iş bozmaz. Şöyle ki: Namaza ve namazı düzeltmeye ait olmayan ve çok hareket sayılan bir hareket namazı bozar. Çok iş ve hareket o işdir ki, onu işleyen kimseyi, dışardan bir kimse gördüğü zaman, namazda olmadığından şübhe etmez. Bunun karşıtı az iştir ki, sahibini gören, onun namazda olup olmadığından şübheye düşer:

Örnek: Namaz kılmakta olan bir kimse, yerden bir taş alarak kuş veya benzeri bir şeye atacak olsa, namazı bozulur. Çünkü bu hareketi çok harekettir. Fakat yanında bulunan bir taşı bir eliyle atacak olsa, namazı bozulmaz. Çünkü bu bir az işdir. Ancak namaz içinde başka bir şey ile uğraştığından dolayı günah işlemiş olur.

Namazda bir özür olmaksızın birbiri ardınca hiç durmadan en az üç adım atmak namazı bozar. Yine, bir şahsın çarpması üzerine, namaz kılanın elinde olmayarak yerden üç adım kadar yürümesi de namazı bozar. Namaz kılınan yerden tutup çıkarılmak da böyledir, namaz bozulur.

Namazda tekrarlama yapılmaksızın bir el ile baştan sarığı veya giysiyi kaldırıp yere koymak veya bunları yerden kaldırıp başa koymak, namazı bozmaz. Fakat bunları yerden kaldırıp başa koymak çok iş ve harekete muhtaç olursa, namazı bozar.

Namaz kılmakta olanın bir kimseye bir el veya bir kamçı ile vurması, namazı bozar. Çünkü bu, çok iş ve harekettir. Fakat hayvan üzerinde namaz kılanın bu hayvana arka arkaya üç defa vurması, namazını bozarsa da, bir veya iki defa vurması bozmaz. Sahih olan görüş budur.

Yine, hayvanın yürümesi için; bir ayağı iki defa hareket ettirmek namazı bozmaz. Fakat iki ayağı hareket ettirmek bozar. İki ayak, iki el yerinde sayılır.
Namazda iken hayvana binmek, namazı bozar; fakat namazda iken hayvandan inmek bozmaz.

Namaz içinde bir ayakkabıyı iki el ile giyinmek, namazı bozar. Fakat ayağındaki ayakkabılarını ayaktan kolayca çıkarıvermek, namazı bozmaz.

Bir kimse yanılarak veya kasden bir buğday tanesi yese, bir damla su içse, gözüne sürme çekse, bedeninin herhangi bir yerine yağ sürse, baş ve sakalının saçlarını tarasa veya örse, namazı bozulur. Çünkü bunlar birer çok iştir. Fakat bir elinde bulunan yağı veya benzerini diğer eline alınmaksızın başına veya başka bir organına sürse, bununla namazı bozulmaz. Çünkü bu az bir iştir.

Namazda çocuğu alıp emzirmek namazı bozar. Namaz kılmakta olan bir kadının memesini çocuk kendi başına tutup emecek olsa bakılır: Eğer süt çıkmaksızın bir iki defa emmiş olursa, namaz bozulmaz. Fakat süt çıkarsa veya süt çıkmaksızın iki defadan çok emerse, namaz bozulur.

Bir kimse namazda iken, gözüne karşı gelen bir kitaba yalnız baksa yahut ne yazılmış olduğunu anlamak için bir göz atsa, sahih olan görüşe göre, namazı bozulmaz. Fakat karşısında bulunan bir Kur'an-ı Kerim'den yahut yazıları bulunan bir mihrabdan Kur'an-ı Kerim âyetlerini okuyacak olsa, bakılır: Eğer okuduğu âyetler, onun ezberinde idi ise, namazı bozulmaz. Fakat ezberinde yoktu ise, en az bir âyet okuyunca namaz bozulur; çünkü bu, bir öğrenme demektir. Bu mesele İmam Azam'a göredir. İki imama göre ziyade okumakla da bozulmaz. Ancak böyle bir okuma mekruhtur. Bunda, kitab ehline (Yahudi veya Hristiyanlara) bir benzeyiş vardır.



Fürû' kitaplarında amel-i kesîr ve kalîl için şu ölçüler verilmiştir:

1) Uzaktan bakanın namaz kılan şahsın, yapması sebebiyle namazda olmadığına şüphe etmediği iş amel-i kesîr; namazda olup olmadığında şüphe ettiği iş ise amel-i kalîl'dir.

2) Âdet olarak iki elle yapılan iş amel-i kesîrdir. Bunun bir elle yapılması hükmü değiştirmez. Sarık sarmak, kemer bağlamak gibi. Âdeten bir el ile yapılan iş amel-i kalîldir. Takke giymek ve çıkarmak gibi. Ancak bunu üç defa tekrar ederse ameli kesîr olur.

3) Birbiri ardınca yapılan üç hareket amel-i kesir, değilse amel-i kalîl sayılır.

4) Amel-i kesîr kasten yapılan iştir.

5) Durum namaz kılanın görüşüne bırakılır. Onun çok gördüğü iş ameli kesir, az gördüğü ise amel-i kalîldir (İbn Âbidîn Terc., İstanbul 1982,II, 537, 538)

KISACA
Amel-i kalil:Namaz kılarken bir rükünde bir uzuvla (organla) yapılan ve namazdan sayılmayan bir veya iki hareket. Namazda Amel-i kalil mekruhtur.

Amel-i kesir: Namaz kılarken bir rükünde namazdan sayılmayan ve bir uzuvla ardı ardına yapılan üç hareket veya iki elin bir hareketi. Namazdan olmayan fazla hareketler namazı bozar.


Namazda iken, dıştan bakana kesinlikle namazda olmadığı intibaını verecek şekilde bir işle meşgul olmak namazı bozar. Meselâ, tarakla saçını taramak gibi. Buna fıkıhta amel-i kesîr denir ki, mânası çok iş, namaza mâni olan iş demektir. Dıştan bakınca namaz kılıp kılmadığında şüphe uyandıran, insana kesin bir kanaat vermiyen hareketler ise, namazı bozmaz. Bu hareketlere de amel-i kalîl, yani az iş, namaza mâni olmayan iş denir. Bu bakımdan imam namazda olduğu anlaşılıyorsa bu kişinin namazı bozulmuş olmaz.


Bazı hocalarımız Kitaplarında iki elle pantolon çekmenin amel-i kesire girdiğini, dolayısıyla da namazı bozduğunu söylüyorlar.
Konunun değişik ifade edilmesi, amel-i kesirin ne olduğunun farklı yorumlanmasından ya da dıştan bakanın nasıl dğerlendireceğindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır.

Örneğin namaz kılan bir kimsenin iki eliyle pantolununu çekmesi bazıları tarafından amel-i kesir sayılmıştır. Ancak bazıları ise "kesir" çok demektir. İki elle bir iş yapmak çok değildir. Çünkü Arapçada çoğulun en azı üçtür. Bu açıdan namaz bozulmaz denmektedir.

Diğer taraftan dıştan bakan bir kimsenin, bu işi yapanın namazda olup olmadığında şüpheye düşmesi de kişiye göre değişir. Secdeye giderken iki elle pantolon çekmek bir çok kimsenin bakışına göre namazda olmadığı anlamını vermez. Özellikle imam olan bir kimsenin böyle yapması cemaat tarafından namazda olmadığı anlamı vermez.