PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Namazlardan Sonra Tesbih Çekenlere Efendimiz()s.a.v)'in Müjdesi Var



SüKuT-u LeyL
29-08-2009, 19:23
NamazLardan sonra tesbih çekenLere Efendimiz’in müjdesi var

Resulullah (sas) namazın ardından “Kim namazın ardından 33’er kere Sübhanhttp://www.cennetyolculari.net/images/icons/icon_alllah.gif, Elhamdülillah, Allahu Ekber derse affolunur” buyuruyor. “Saatine baktı ve ‘Eyvah! Akşam namazına 10 dakika kalmış.’ diyerek hemen abdest almak için lavaboya doğru yöneldi. Abdestini aldı, seccadesini serdi ve hızlıca namazını kıldıktan sonra seccadesiyi apar topar toplayarak dolabın üst rafına koydu.


Akşam ezanı neredeyse okunmak üzereydi. Şimdi namazını bu saate bıraktığı için üzülmeli miydi? Yoksa son anda dahi olsa namazını kıldığı için sevinmeli miydi? Tam olarak karar veremedi. Namazdan sonra tesbih çekmek ise aklına dahi gelmemişti...” Bu olayı belki çoğumuz yaşıyoruz. Namazlarımızı adabıyla, cemaatle kılamıyoruz. Belki namazımızı vaktin son dakikalarına sıkıştırıyoruz, belki de ( ALLAH muhafaza etsin) kılmayı unutuyoruz (!). ALLAH ve Rasulü’nün hassasiyetle üzerinde durduğu namaz konusunda böyle tembel davranırken namaz tesbihatını yapmak belki de aklımızın ucundan bile geçmiyor.


Bakın Peygamber Efendimiz (sas), namaz tesbihatı konusunda bizleri nasıl uyarıyor: “Kim her namazın peşinden otuz üç defa ALLAH ’ı tesbih eder (Subhanhttp://www.cennetyolculari.net/images/icons/icon_alllah.gif), otuz üç defa ALLAH ’a hamd eder (Elhamdülillah) ve otuz üç defa da ALLAH ’ı tekbir eder (Allahüekber), yüzü tamamlamak için de: “Lâ ilâhe illhttp://www.cennetyolculari.net/images/icons/icon_alllah.gifu vahdehu lâ şerike leh, lehülmülkü ve lehülhamdu ve hüve ala külli şeyin kadîr” derse, hata ve günahları deniz köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanır.” (Müslim) Tesbihatları unutmayalım Camilerimizde cemaatle topluca tesbihat yapılmakta.


Camiye gittiğimizde tesbihatı da mutlaka yapalım. Bununla birlikte tek başımıza kıldığımız namazlardan sonra da tesbihatı kesinlikle ihmal etmemeye çalışalım. Bunu kendimize bir fıtrat olarak kazandıralım. Hem Efendimiz (sas)’in verdiği müjdeyi hatırlasanıza: ‘günahları deniz köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanır’. Bu müjdeye nail olmak istemez misiniz?